fazilet

KİŞİNİN ALLAH YOLUNDAKİ SAFTA DURMASI


Kişinin Allah yolundaki safta durması, bütün dünya ve içindekilerden hayırlıdır.

Allah yolunda ok atan kimse, isabet ettirsin, ettirmesin bir köle azat etmiş kadar sevap alır.

Allah yolunda ağarttığı saçın tek kılı bile kıyamette onun için bir nur olacaktır.

(Râmuzulehadis 4862.) HADÎS-İ ŞERİF

SÜPÜRGEYİ SAĞLAMLAŞTIRMAK


Yeni alınan süpürgeyi dayanıklı hale getirmek için en pratik yol süpürgeyi 24 saat soğuk su içinde bırakmaktır.

Böylece süpürgenin tellerinin uzun zaman dökülmediği görülecektir.

EN BÜYÜK KlŞLA


Ülkemizin halen ayakta duran en büyük kışlası olarak İstanbul'daki Selimiye Kışlası kabul edilir.;

Sultan III. Selim zamanında 1800 yılında Üsküdar'ın güneybatısında Nizam-ı Cedid askerleri için yaptırıldı.

1807 Yeniçeri isyanında yanan ilk kışla daha sonra II. Sultan Mahmud zamanında kargir olarak yeniden yapılmaya başlandı ve Abdülmecid Han zamanında 1853'te tamamlandı.

Geniş bahçesi dört köşesinde 7 katlı kuleleri ile dikkati çeken kışlanın Marmara cephesi 267 metre yan cephesi de 200 metre uzunluktadır. 3 bin pencere ile aydınlanan binada 228 büyük oda vardır.

Halen I. Ordu karargâhı olarak kullanılmaktadır.

YEDİ ŞEYİN ŞEREFİ


Bir kimse şu yedi kelimeye devam ederse» Allahü Teâlâ ve melekler katında şerefli ve makbul olur.

1 — Yemekten önce «Besmele-i Şerîfe» okumak.

2 — Yemekten sonra «Elhamdülillah» demek.

3 — Lisanından, men edilmiş gıybet çıkarsa» kendisi ve gıybet ettiği kimse için istiğfar etmek.

4 — Bir işi yarın işlerim der ise «İnşâallah» demek.

5 — Bir âfet karşısında* «Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhil azıym» demek.

6 — Bir musîbet isabet eder ise: «İnnâ lillâhî ve innâ ileyhi râciûn» demek.

7 — Lisanı üzerine «Kelime-i Tevhid»i devamlı söylemektir.

RASULÜLLAH'IN AHLÂKI ÜZERE OLANLAR


Yezîd´übnü Babenûs bildirir :

— Ey müminlerin annesi! Resûlullah'm ahlâkı ne idi? dedik. Hazreti Âişe :
— Onun ahlâkı Kur'ân îdi, Müminûn Sûresini okur. musunuz;? (Müminler gerçekten kurtuldu) dan itibaren oku, dedi,
— Ben de (Müminler gerçekten kurtuldu) dan itibaren, (...onlar ki, ırzlarını korurlar) a kadar okudum. (Müminûn, A: 1-5). Hazreti Âişe :
— İşte bu vasıflar RasûlüUah'ın ahlâkı idi, dedi.

* * *

Peygamberimizin ahlâkı Kur'ân idi, demek, Kur´ân'm emirlerine tamamen bağlı olup, onları yerine getiren ve yaşayan, yasaklarından berî olandı, demektir. Allahü Teâlâ'nın inzal buyurduğu yüce dinin bütün güzelliklerini yaşayan ve bu dinin çirkin gösterdiği her hareketten münezzeh bulunandı, demektir. Bu itibarla Cenabı Hak, Rasûlüne hitaben:

«— Muhakkak ki, sen en büyük bir ahlâk üzeresin.» buyurmuştur. (Kalem S.,- A: 4)

MUHTEŞEM SÜLEYMANİYE


Kanuni Sultan Süleyman'ın Mimar Sinan'a yedi senede yaptırdığı bu şaheser, Türk mimarisinin yükseliş devrinin sembolüdür. İstanbul'un meşhur yedi tepesinden biri üzerine kurulmuştur. Temeline ilk. harcı Şeyhul- İslâm Ebussuud Efendi koymuştur. Sinan'ın kalfalık dönemi eseridir. Ancak sanat, mana ve incelik bakımından Ayasofya'dan üstün tutulur. İçerisinde 10 bin kişi ibadet edebilmektedir.
Camiin 1557'de yapılan açılış merasiminde Kanuni Süleyman, altın anahtarı Mimar Sinan'a uzatarak «Bina eylediğin bu beytullahı, sıdk u safâ ve duâ ile senin açman evlâdır.» demiş, böylece bu şerefi büyük mimara vermişti.

Çevresindeki ilmî ve ictimaî müeseselerle büyük bir külliye olan mabedin mihrabının ön cephesinde Kanunî'nin türbesi vardır. Külliyenin solunda ise Mimar Sinan'ın türbesi ile küçük bir sebil yer alır. Dört minarenin 10 şerefesi ise Kanunin onuncu padişah olduğuna işarettir.

İKİ BAYRAM ARASI NİKÂH OLUR MU


İki bayram arası nikâh kıyılamayacağı ve düğün yapılamayacağı hakkında halk arasında yaygın olan itikad (inanç) bâtıldır. Çünkü Hazreti Aişe (R.A.) şu Hadis-i Şerifi bildirmiştir :

«Allah'ın Resulü, beni Şevval ayında nikâhladı ve Şevval ayında benimle gerdeğe girdi. Resûlüllah'ın kadınlarının hangisi, O´nun yanında benden daha nasipli olmuştur?» (Müslim, c. 4, s. 142).

Görülüyor ki, iki bayram arası nikâhın câiz olmadığı hakkındaki iddia, hem akla, hem de sünnete aykırı bir sözdür. Akla aykırıdır; çünkü» zamanların faziletçe üstün olanı varsa da, «uğursuz» sayılabilecek kısmı yoktur. Bu iddia, sünnete de aykırıdır. Zira Peygamberimiz (S.A.V.), Hz. Âişe'yi iki bayram arası, Şevval ayında nikahlamıştır. Bu nokta dikkate alındığı zaman, Şevval ayında nikâh ve düğün müstehap olmaktadır.

Bebeğinizi doktora götürmek gerektiren haller


Bebeğinizi, aşağıdaki hallerde doktora götürmelisiniz.

• Hep uykulu gibiyse ve başını koyacak bir yerarıyorsa.

• Renginde bir değişiklik varsa, soluk, morumsu veyasarıysa.

• Acı acı bağırıyor ve bir türlü susturulamıyorsa.

• Üst üste kusmaları varsa.

• Başı bir yere çarpıp incindikten sonra, on beş dakika geçtiği halde eski neşesi, yerine gelmemişse.

EHL-İ BEYT

Peygamberimizin bütün aile fertleri; Mübarek hanımları, Kızı Hz. Fatıma ile Hz. Ali ve bunların evlatları olan Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (R.A.)'in çocukları ve kıyamete kadar gelecek torunlarının hepsi. Hatta Peygamberimizin temiz soyunun bağlı olduğu Hâşimoğullarına da Ehl-i Beyt denir. Sahabiden Selman-ı Farisî (R.A.) de Ehl-i Beytten sayıldı.

Resûlullah (S.A.V)´ın soyu, Hz. Fatıma'dan devam etti. Hz. Hasan (R.A.)'ın çocuklarına ve torunlarına «Şerif», Hz. Hüseyin'inkine de «Seyyid» denir.
Müslüman ismi altında, bazı doğru yoldan ayrılanlar, Ehl-i Beyte iftira edip, haklarında kötü sözler sarf etmektedirler. Hiçbir zaman hiçbir devirde hiçbir müslüman Ehl-i Beyt hakkında iftirada bulunmamıştır.

Doğru yoldaki İslâm alimleri Ehl-i Beyt sevgisini, son nefeste iman ile gitmek için' şart görmüşlerdir. Bunlarda Resûlullah'ın zerreleri vardır. Onlara kıymet vermek, saygı göstermek her müslümanın, vazifesidir.

KİLİSE, CAMİ YAPILIR MI?


Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u harple aldığı halde, yine Bizanslılarla bir andlaşma yaptı. Bu andlaşmanın bir maddesi de, bazı kiliselerin cami haline getirilmesi idi.

Fâtih Sultan Mehmed Han, yapılan andlaşmaya bu hususta bir madde eklenmesini istedi. Hıristiyanlar, bu isteğe karşılık, Osmanlıların basacağı paralar üzerine, İstanbul'un o zamanki ismi Olan «Konstantiniyye» yazılmasını şart koştular. Bu istekleri kabul edildi. Son zamanlara kadar basılan altın ve diğer paralar üzerine «Duribe fî Konstantiniyye» (Konstantiniyye'de basılmıştır) diye yazılı idi.

Bu ândlaşnıaya göre, camiye çevrilen kiliselerden bazıları şunlardır :
Kilise İsmi Câmi İsmi

1 — Ayasofya Kilisesi Ayasofya Camii
2 — Aya Şerkiyo Kilisesi Küçük Ayasofya Camii
3 — Hristo Pankotratoros
Kilisesi Zeyrek Camii
4 — Hristo Sotiris Hora Kilisesi Kariye Câmii
5 — Altımermer Kilisesi Altımermer Câmii

İçeriği paylaş

Son yorumlar

Anket

Fazilet.org taki konuları nasıl değerlendiriyorsunuz: